<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316</id><updated>2012-01-09T04:13:45.676+02:00</updated><category term='Daniel Pennac'/><category term='mut'/><category term='l&apos;amour est à réinventer'/><category term='Michel Houellebecq'/><category term='tanrı'/><category term='söz'/><category term='fransızlar tu derdi biz tüh'/><category term='hiçlik'/><category term='çeviri'/><category term='Lautréamont'/><category term='son'/><category term='sonsuzluk'/><category term='ölüm'/><category term='şiirimsi'/><category term='revolution'/><category term='sevgi'/><category term='aşk yeniden icat edilmeli'/><category term='bilinç'/><category term='jean tardieu'/><category term='Cioran'/><category term='edgar morin'/><category term='evolution'/><title type='text'>Çürümenin Blogu</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>45</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-3536536638981009275</id><published>2010-08-06T22:14:00.008+03:00</published><updated>2010-08-07T00:39:33.823+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='son'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aylardır bir "veda yazısı" düşlüyorum bloga. Ama bunalım bir omzumda, askerlik bir diğerinde, yazıyı boş bir çaba olarak aksettiriyorlardı beynimde. Hatta kafamdaki yazı bir "sonun başlangıcı"ydı. Böyle bir bloga neden kalkıştığımın ve sonunda gelen değişimin sancılı ve kim bilir ne kadar sanrılı öyküsü. Adını bile değiştirmeyi düşünüyordum blogun "bir şey değişti mi ismi de değişmeli" düsturuyla: / &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Değişimin Blogu&lt;/span&gt; /&lt;br /&gt;Şimdiyse bunu yapmayı düşlediğimi anlatan bir yazıyla yetiniyorum sadece. Dünya rüya içinde rüyaymış, yazıysa gözü açık görülen bir rüya. Bunalımdan kurtulmak da iyiymiş ama hüzün hep yanımda. İyi ki de yanımda, iyi ki hüzünde beni heyecanlandıran bir şeyler var, yoksa nasıl katlanırdım yaşamaya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatacak çok şeyim var gibi geliyor hep ama içim bomboş. Okuduklarımı ve bana dayatılanları sayıklıyorum özentilikle. Özene özene de yazmıyorum üstelik, oysa kımıl kımıl oluyor içim güzel yazdığımı düşününce. Bir inancım da yok, ne de sabit bir düşüncem. Ve kendimle paslaşmam gerektiği yerde, ben sürrekli gol atıyorum kendime. Rekabet beni de bölmüş sayılara, gerçeğin peşine düşlerimle koşuyorum, elimde kelimeler, gözüm sağır, kulağım kör gibi sözcüklerle cirit atıyorum ne idüğü belirsiz tümcelerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda sorgulamanın sonu hep aynı yere varıyor ne yazık ki: yazmak da yaşamak gibi beyhude. Şükretmem gereken yerde şikayet ediyorum, ki şükrediyorum da kime şükrettiğimi bilmeden. Belki de biliyorum ama işime gelmiyor. Belki de insanlara kızıyorum ezbere yaşıyorlar diye. Yaşamayı ezberliyorlar diye. Ama ben kimim ve ne haddime ezbersiz yaşadığımı iddia ediyorum. Yoksa kendime de mi kızıyorum ben. Her şeye karşı çıktığım, her şeyi sorguladığım için mi benim hayatım doğaçlama... Saçma! Ben de herkes gibi yapıyorum işte, mümkün mertebe kaçıyorum kendimden. Kaçmaktan başka seçenek olmadığını bile bile yakıyorum gemilerimi ve yenilerini yapıyorum daha yangınım sönmeden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında şunu da demek istiyorum: bu blogda görünen kişi ben değilim. Yani tam anlamıyla ben değilim. Benim bir belirip bir kaybolan bir yüzüm sadece. Benim beni daha iyi tanıması için uydurduğu bir bendi, geldi geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog sevdam bitti sayılmaz. Çünkü kibrim izin vermiyor sessiz kalmama. Boş da olsa konuşacağım. Ben olmasam bile başkalarını konuşturacağım. Bende benden içerü bir sürü ben oldukça, elbette ki ben bir başkalarıdır, ve hatta ben bir başkaldırıdır! Yani daha benlerden kurtulamadın, sana diyorum ey dünya!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-3536536638981009275?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/3536536638981009275/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2010/08/aylardr-bir-veda-yazs-dusluyorum-bloga.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/3536536638981009275'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/3536536638981009275'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2010/08/aylardr-bir-veda-yazs-dusluyorum-bloga.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-2959599365039243830</id><published>2009-12-19T15:22:00.001+02:00</published><updated>2009-12-19T15:22:10.965+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;boşluktan doğmuşum, doluyu boşamaya çalışıyorum. alışıyorum. insan her şeye alışırmış, ben de insanım, ben de alışıyorum. sonra boşu boynuma doluyorum. dolanıyorum boyuma posuma bakmadan, boyuna dolduruşa geliyorum. sağım solum belli olmaz diyorum. sağımı soluğumu belirlemek istiyorlar. belimi kırmak için hepsi, beş karış aklımı yerle bir ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-2959599365039243830?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/2959599365039243830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/12/bosluktan-dogmusum-doluyu-bosamaya_19.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2959599365039243830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2959599365039243830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/12/bosluktan-dogmusum-doluyu-bosamaya_19.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-8020312063273132032</id><published>2009-12-19T14:02:00.002+02:00</published><updated>2009-12-19T14:02:45.171+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirimsi'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;unutulmuş kelimeler yazıyor&lt;br /&gt;bir bir açılıyor dünün tarihi&lt;br /&gt;tarifi kitapları aç bırakıyor&lt;br /&gt;bakıyorlar yüzüne, geldiğin yere dön&lt;br /&gt;donmadan yüzümdeki sessizlik&lt;br /&gt;eşsiz yağmurlar yolda, buğusu&lt;br /&gt;uğultulu kaygıları maskeliyor&lt;br /&gt;askıya al gözlerini&lt;br /&gt;közleri yanan ellerinin&lt;br /&gt;selleri çağırıyor, camdan bakan yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;delilik! dur yanımda kal&lt;br /&gt;anlatmaya zaman yok gerçekleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-8020312063273132032?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/8020312063273132032/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/12/unutulmus-kelimeler-yazyor-bir-bir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/8020312063273132032'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/8020312063273132032'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/12/unutulmus-kelimeler-yazyor-bir-bir.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-8224266045246690823</id><published>2009-12-17T17:39:00.001+02:00</published><updated>2009-12-18T15:16:14.981+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirimsi'/><title type='text'></title><content type='html'>siz bilmezsiniz ama&lt;br /&gt;bunu dağlar her şair aslında&lt;br /&gt;yaşam ya hani unutur gibi yaşamak her şeyi&lt;br /&gt;yormayın siz fazla yüzümdeki yarayı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve gözler arayayım ben yaşlı&lt;br /&gt;yaşlı gözler arayayım ben&lt;br /&gt;yelken açıp yelken kapayayım&lt;br /&gt;miadı dolmuş hüzünlere&lt;br /&gt;hem kimse üzülmesin hem&lt;br /&gt;yoğrulur daha çok sizden bu dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaman nasıl da ağırlaşıyor bazan&lt;br /&gt;dedim ya bazen oluyor hep her zaman&lt;br /&gt;zamanı da kendi ayağından asacaklar bi'gün&lt;br /&gt;bi'doğruyu eğmek çok zaman alacak&lt;br /&gt;anımsayacak dümenleri sonunda fenerler&lt;br /&gt;ve yatıya da kalacak güneş bir gün&lt;br /&gt;ve dağların ardına bakmak olmayacak o zaman&lt;br /&gt;hani bir gün bir vapurda&lt;br /&gt;gözünü delip delip susmuştum ya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi yağsa yağmur dışarıyı seyretsem&lt;br /&gt;eskilerden bir gülümseme belirse ağzımın en kenarında&lt;br /&gt;ve böylece bıraksam yaşamı unutkanlara&lt;br /&gt;çünkü bu hafriyat çok derin&lt;br /&gt;yanaşılmıyor yanına&lt;br /&gt;yanına yan açılmıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beni kendimle başbaşa bırakmayın&lt;br /&gt;ben hep kendimle başbaşayım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="data:image/png;base64,iVBORw0KGgoAAAANSUhEUgAAABYAAAAUCAYAAACJfM0wAAAABHNCSVQICAgIfAhkiAAAAAlwSFlzAAAK8AAACvABQqw0mAAAAB90RVh0U29mdHdhcmUATWFjcm9tZWRpYSBGaXJld29ya3MgOLVo0ngAAAAWdEVYdENyZWF0aW9uIFRpbWUAMDQvMDQvMDhrK9wWAAACLklEQVQ4jbXUP0wTcRQH8O/9ekdjkT8CUqpee00bRyNNmSRSV0PcJJoQg2i6ODTExEUHg04OaNSppqtCjQ4ukDSKSuLUwcm4NNZcQYsIGtD+u/f7MZSWXltqo/Ul7/JL7u7z3r3fLye53e5xj8ejoYWRSCSSstfr1YLBYHcr4XA4rMmMMciy3EoXjDHIjDEoivL/4fefrP1P3nYEvqzLajOIo8fQz5/cfH3cnVttCM8udQaODBxQFx44Ye9h4HxvdGWtgMlbSXV2SQoMHf0RNcGSJJlmvPLdos7fdyIWL+D5myx+ZwwUDAIRh2EU1wYRFItA6FwvIjdcGJr4qFYakiSBlTavlABwsJth7mUWmSyBOAfnAkQE4gKccxBx/MoYmHmcxuH+NgAwGQ03j3NeRjjnoGqcC/zcIgghAMBkNISJuKlbEy4EaKdoKerC5nNMxQdlgVx+t0siKhYQovwV1rbdtyoNxlhxxoqilBMA0uuES6Pt6NqP2hHsoDarhJuXD2F5NV/uuJR1T4XLzvTJ25/VyHUnzgzba0YkKq6pdB4T00m47EyvPhU1M54asy3ee5o55bvwQQWAr/PHMBfbQGhGrykCANqARZ8asy3+ccYjg/K3kcF9UQAYvrJ29dmrDUxHlnOxu72P+rpYrq5eFU39K649TCF0tnPB0WdtCt2z48rQHIp+8XTHu9ET7alm0aY6fnFHjda98a/w3wZjDJLP5xv3+/1aK+F4PJ7cBm32CUNiyI2GAAAAAElFTkSuQmCC" style="border: medium none ; margin: 0px; position: absolute; visibility: visible; color: transparent; z-index: 2147483647; left: 404px; top: -16px;" id="fvdkoff-target-image" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-8224266045246690823?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/8224266045246690823/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/12/siz-bilmezsiniz-ama-bunu-daglar-her.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/8224266045246690823'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/8224266045246690823'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/12/siz-bilmezsiniz-ama-bunu-daglar-her.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-7108490427275701367</id><published>2009-12-10T18:05:00.007+02:00</published><updated>2009-12-10T19:24:50.419+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;bir ben varım, bir de içimdeki ses. bir ben varım bir şeyler yapan, eden, bozan, yaratan, yıkan; bir de ses var beni eleştiren, beni durduran, beni telkin eden, beni telaşa iten; ve bu ses benim tanrımı, benim vicdanımı, benim bilincimi, benim şeytanımı temsilen orada biliyorum. bir de öteki var... düşünme payı istiyorum bazen, bazen de hiç düşünmeden doğru kararı vermek istiyorum. düşünmek yabancılaştırıyor, yabancılaşma farklı olduğun izlenimi yaratıyor, hatta bazen sık sık eğlendiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben her yola gelmiyorum. her yolu anlıyorum. ya da anladığımı sanıyorum. ikisinin arasında şimdilik pek bir fark görmüyorum. etrafıma baktığımda her şey benden farklı görünüyor, ama bir o kadar da tanıdık, benden. sonra bu tanışıklığı biraz olsun kırıp bana yeni bir şey sunan hayat karşısında heyecanlanıyorum. bir şeyle sadece buluşmuş olmak yetmeli mi diye saatlerce düşünüyorum. sevdiğim bir şeyle buluştuğum anda sarıp sarmalıyorum, benim olsun istiyorum. ama böyle olsun da istemiyorum. sonra bi daha kendimle buluşuyorum. bu sefer günlerce, aylarca düşünüyorum. bana yaşamı hesaplamayı öğretenlere kin kusuyorum içimden. içimden kustuğum için, kendi içime kusmuş oluyorum. her kim ki, sevgisini, nefretini içinde tutuyor, ben anlamakta zorlanıyorum. kendimi anlamakta zorlanıyorum. kendimi anlatmakta daha çok zorlanıyorum. her şey söylenince her şey bitecekse, söylensin, bitsin... ne de olsa bitmek de bir sanrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık hatırladım: benim olsun isteyince aslında o istediğim şeye dönüşmek istiyorum. karşıma çıkan herşey, dikkatimi cezbeden ve vaktimi harcadığım herşey benim bir parçam oluyor artık. işte o zaman hiçbirşey farklı görünmüyor, hepsi hepitopu benden ibaret herşey. bunu ben biliyorum, tanrım biliyor ama yine de durmuyorum. o kadar heyecanlanıyorum ki, güzel'in önünde ellerim titriyor, durmak imkansızlaşıyor, güzel'in beni sevmesini diliyorum. dilemek ile dilenmek arasında tek sesle yenik düşüyorum. sonra yüzyıl öncesinden bir çocuğun, bir gün güzel'i dizlerine oturttuğunu ve onu acı bulduğunu okuyorum. acı bile değil, kekremsi, buruk...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aşkın güzelinden korkuyoruz. güzel'in aşkından korkuyoruz. korkunun güzelinden aşkoluyoruz. aşkı korkudan güzelliyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-7108490427275701367?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/7108490427275701367/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/12/var-anlatlmaz-bir-sey-yasamda.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/7108490427275701367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/7108490427275701367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/12/var-anlatlmaz-bir-sey-yasamda.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-6295950192190262577</id><published>2009-12-05T07:20:00.003+02:00</published><updated>2009-12-05T16:48:16.232+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;yalnızlık, -ğı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;a. 1. yalnız olma durumu, kimsesizlik:&lt;span style="font-style: italic;"&gt; dostlarla da yollar ayrılalı bir bir / gittikçe artıyor yalnızlığımız&lt;/span&gt; -c. s. tarancı. 2. kimse bulunmama durumu, ıssızlık, tenhalık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güncel türkçe sözlük&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;yalnızlık&lt;/span&gt;   ing. isolation&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir nesnenin bağlı olduğu coşkudan kopup ayrılması. (kollektif bilinçaltından kimi gerecin kopup bilince yükselmesi sonucu olarak kişinin benzerlerine karşı yabancılık geliştirmesi.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bsts / ruhbilim terimleri sözlüğü 1974&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;ruhbilimi icat olunana kadar insan evrimi boyunca hiç yalnız kalmamış, ama nereden geldiği belli olmayan bir cürretle yalnız olduğunu iddia eder durur... bence insan kafasının içinde yaşadığı için kendisini yalnız zannediyor. sanki tek başına kendi kendini var edebilirmiş gibi. ama kelimenin tanımına sadık kalırsak bizler yalnız değiliz, hiçbir zaman yalnız olmadık, öteki hep yanımızda, tepemizde, dizimizde, hatta uzağımızda oldu. sonra sadece ortalık çok karıştı ve kimse kimseyi anlayamaz hale geldi. kimse kimseyi gerçekten anlayamadığı ve herkes en iyi kendisini anladığını sandığı için, yalnızlık dediğimiz şeye yani kendimize gömüldük. anlaşılmamak ve anlayamamak yabancılaştırdı bizi dünyaya, ötekine. o halde anlayışta birleştiren bir şey olmalı... ama biz, bize varım diyebildirenin, bizi var edenin öteki olduğunu bildiğimiz halde, kendimizi ne sandığımızla o kadar uğraştık ki, öteki'nde kendimizi tanıyamadık bile.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(ana rahminden çıkıp dünyayla ilk tanıştığımız anda bizi karşılayan ilk şeyin acı olması ne büyük talihsizlik. ilk verdiğimiz tepki de ağlamak. ilklere verdiğimiz önemse pek meşhur. sonuçta acı alışılan bir şey ve ağlamakla ömür geçmiyor. şimdi oldu mu sana tüm hayatın acıyla mücadele. yalnızlıksa acıya acıyla bulunmuş en acılı çare. kelime oyunu yapmıyorum bu sefer, gerçekten öyle. üstelik biz yaşamı değerli bile bulmuyoruz mücadele içermedikçe. zor yaratıklarız, tatmin olmuyoruz. halbuki içimizdeki robinson crusoe'ların bile cuma'ları var. şunu anlayamıyorum: eğer yalnızlık öteki'nin eksikliğiyse, neden yalnız hissetmekle yalnız olmak arasında uçurumlar var? işte o uçurum insan, biz, her birimiz...)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;gerçek yalnızlıkta insanın dili tutulur, konuşamayacak hale gelir bir süre sonra -ya da tam ters teperek, kendisiyle konuşacak hale. gerçekten yalnız kalmış kişi kimsede iz bırakmaz, çünkü onu kimse duymamıştır -kendinden başka. rousseau gezerken yapayalnız düşlerini yazdı, kırdı bir şekilde yalnızlığı, zamana meydan okudu. oğuz atay kendisini önce ikiye, sonra bilmemkaçlara böldü.  saymakla bitmez yalnızlıkla mücadele. ve sanki acı insana, yalnızlık allah'a mahsus. hayvanlara özenmekse ayrı bir mevzu, demek ki bilincin kendini reddedip yine de yaşamak istediği bir nokta da var. belki acı, tam da adı acı olduğu için insana mahsus. bu yüzden iyi ya da kötü, hepimiz birer yalnızlık yetiştiriciyiz. ve yalnızlık zamanla yetişir, zamanla yarışarak değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(allah'ın bir tane adı olmalıydı, o da yalnızlık. yalnızlığımızı her hissettiğimizde tanrıyı hissetmiş olurduk belki böylece.) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;span class="comick"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 51, 153);"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Sens-tu le sens?&lt;span class="comick"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;span class="comick"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;span class="comick"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 51, 153);"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;yalnızlık allaha mahsus&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;yalnızlık allah'a mahsussa yalnızlığına sahip çıksın, yıllardır yalnızlığı bende duruyor, atıp satamıyorum da, suçlusu ben olacağım diye. bir gün de merak edip aradığını, "yalnızlığım sende kalmış, almaya geldim" dediğini görmedim, duymadım.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;(&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=cyrano"&gt;cyrano&lt;/a&gt;, 12.07.2003 05:06)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;  &lt;span style="font-size:78%;"&gt;Ekşi sözlük&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-6295950192190262577?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/6295950192190262577/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/12/yalnzlk-g.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/6295950192190262577'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/6295950192190262577'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/12/yalnzlk-g.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-7093499049454123957</id><published>2009-11-30T18:33:00.001+02:00</published><updated>2009-11-30T18:33:40.143+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>bugün anladım seni&lt;br /&gt;ve sen hala çok güzelsin&lt;br /&gt;ve ben hala hep silahsızım&lt;br /&gt;size sizin silahlarınızla saldırdığımdan beri&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-7093499049454123957?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/7093499049454123957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/11/bugun-anladm-seni-ve-sen-hala-cok_30.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/7093499049454123957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/7093499049454123957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/11/bugun-anladm-seni-ve-sen-hala-cok_30.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-2518954969962019215</id><published>2009-11-29T15:21:00.004+02:00</published><updated>2009-12-01T12:47:01.106+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çeviri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='jean tardieu'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;"Kendimizi lambalarla ve gürültüyle sersemletmek istiyoruz. Bütün kitaplarımız, bütün eylemlerimiz sadece günlerin çatırtısıyla dolu. Oysa bizi yöneten - içgüdüler, hayalgücü, rüyalar, tutkular, yaratıcı güç - kontrolsüz bir gölgenin içine dalıyor. Yakarıyoruz, ışık umuyoruz, halbuki tam zıt bir etkiyle, bizi dehşete düşüren bu karanlık adamakıllı besliyor bizi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Ancak başka bir şey var. Böylesine korkunç bu gece, eğer onu kucaklarsak yararlı beliriyor, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;gözlerimiz açık, bakışımızın hakikati içinde." &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p face="verdana" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; font-family: verdana;"&gt;Jean Tardieu, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Obscurité du jour / Günün karanlığı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-2518954969962019215?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/2518954969962019215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/11/kendimizi-lambalarla-ve-gurultuyle.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2518954969962019215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2518954969962019215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/11/kendimizi-lambalarla-ve-gurultuyle.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-2737343066576333930</id><published>2009-11-18T19:02:00.008+02:00</published><updated>2009-11-19T15:12:20.429+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;her şey yüzeyde. yüzüyorlar bak. bak yüzüyorlar. üzüyorlar üzüm üzüm. sanırım iyi şarap olur benim hüznüm. aslında diyorum ki ve ne kadar desem azdır, hüzün bana çok yakışıyor. sen de orta oyunu oynarcasına diyecektin ki, yüzün bana çok yakışıyor. ikisi de bak ne demli çakışıyor. mevsimler kışınca baharlanıyor yazım bir güzel, ah sen bilmezsin bizi bu güz bu el havalar mahvediyor. ve harlanıyor elim kışkırtıyor yazı. ahenkaz gibiyim boyamak istiyorum duvarları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her şey yüzeysel. götürüyor sel alıp bak. bak sel alıp götürüyor. hüznün derisi yüzülünce geriye bi'yüzüm kalıyor. yüzümden geriye kalanlarsa mahzenlerde tozlanacak. sesimi imleyemiyorum ya bir türlü, bu kader oluyor ancak. sırrını paylaşsan iyi olur artık, varla yok arasında ne var? benim işte imlaya gelmez bir de sevgim var... sınırları sinirlere dayayan. da yanmaz gemiler de bu saatten sonra benim güneşi terk edesim var.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;"uçmak istiyorum güneşi terk etmek&lt;br /&gt;bir enkaz gibi hissettirdin bana kendimi&lt;br /&gt;artık zamanı boktan kafamı sömürmenin&lt;br /&gt;ve şu parça parça ay dağını tırmanmamın cehenneme"*&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Melodium - Quit The Sun eşliğinde&lt;/span&gt; *&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-2737343066576333930?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/2737343066576333930/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/11/her-sey-yuzeyde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2737343066576333930'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2737343066576333930'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/11/her-sey-yuzeyde.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-4006663737139497167</id><published>2009-11-11T17:31:00.009+02:00</published><updated>2009-11-29T14:08:04.382+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fransızlar tu derdi biz tüh'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;tersten eserse &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;tüh biz&lt;br /&gt;derdi tu &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;fransızlar &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;gülün essin tersten yoksa gülümse hadi&lt;br /&gt;istemiyorlar olmak rasyonalize bile kediler&lt;br /&gt;bir küstü sana şehir tül ev&lt;br /&gt;küstün zaten annene.&lt;br /&gt;acıktı karnın tutku sonra&lt;br /&gt;anlamadıklarım ada verir fire&lt;br /&gt;zaman o da çok ne zaman&lt;br /&gt;benzer sıfıra ad kadar ne&lt;br /&gt;o oyunlar tehlikeli yaprağa bir namaz o&lt;br /&gt;uyursun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yağmur sen yağar şehre bütün gece&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve tutunamayanlar düşebiliyor bile ağaçtan&lt;br /&gt;görsün üzmeye şehri turuncusu baharın&lt;br /&gt;ve plaklar plaklar plaklar aynı&lt;br /&gt;de bir de iki&lt;br /&gt;da unuttun tadını bir şarkının sanki&lt;br /&gt;tura bir&lt;br /&gt;ikide diyorum yazı&lt;br /&gt;biriktiriyorum ellerimle de bir tufanları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu ben inatla yerlerine bir üç başının&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalıyor yoldaş bedenin hayret&lt;br /&gt;şaşkın mı yaptı kul kutu tedbir&lt;br /&gt;aşk kuruyor tuzak bir bubisinden ne&lt;br /&gt;zaman mat geçmediği yol tam&lt;br /&gt;o işte bilmiyor geçmek da yol bir türlü&lt;br /&gt;durmadan ağırlaşıyorum ağlıyorum tuğla&lt;br /&gt;istiyor tutuklamak beni arsız devler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Truva'dan geliyor ta bir tutarsız sonunda bak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;unuttum sende günü mü ne&lt;br /&gt;korkma öyleyeceğim şey bir id mi?&lt;br /&gt;tutuldum kattın şekere anda bir tuttun&lt;br /&gt;bugün attım tepemi artık olduysa nasıl tutmadın&lt;br /&gt;kaldım seni kalmadın tuttum sana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tutkalsın biraz sevgilim tuta tuta kendini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-4006663737139497167?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/4006663737139497167/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/11/tersten-eserse-franszlar-tu-derdi-biz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/4006663737139497167'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/4006663737139497167'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/11/tersten-eserse-franszlar-tu-derdi-biz.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-2136398310099952350</id><published>2009-11-11T13:24:00.005+02:00</published><updated>2009-11-12T14:32:41.744+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fransızlar tu derdi biz tüh'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center; font-weight: bold;"&gt;fransızlar tu derdi biz tüh&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;kendini tuta tuta sevgilim biraz tutkalsın&lt;br /&gt;sana tuttum kalmadın seni kaldım tutmadın&lt;br /&gt;nasıl olduysa artık tepemi attım bugün&lt;br /&gt;tuttun bir anda şekere kattın tutuldum.&lt;br /&gt;imdi bir şey öyleyeceğim korkma&lt;br /&gt;en günümü sende unuttum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bak sonunda tutarsız bir at geliyor Truva'dan&lt;br /&gt;devler arsız beni tutuklamak istiyor&lt;br /&gt;tuğlağlıyorum bağırlaşıyorum durmadan&lt;br /&gt;türlü bir yol da geçmek bilmiyor.&lt;br /&gt;işte o tam yol geçmediği tam zaman&lt;br /&gt;en bubisinden bir tuzak kuruyor akş&lt;br /&gt;bir de tutukluk yaptı mı şaşkın&lt;br /&gt;hayret bedenin yoldaşkalıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başının uç bir yerlerine inatla ben&lt;br /&gt;bu tufanları bir de ellerimle biriktiriyorum&lt;br /&gt;yazı diyorum ikide bir tura&lt;br /&gt;sanki bir şarkının tadını unuttun da&lt;br /&gt;iki de bir de aynı&lt;br /&gt;plaklar plaklar plaklar&lt;br /&gt;ve baharın turuncusu şehri üzmeye görsün&lt;br /&gt;ağaçtan bile düşebiliyor tutunamayanlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve gece bütün şehre yağar sen yağmur uyursun&lt;br /&gt;o zaman bir yaprağı tehlikeli oyunlar&lt;br /&gt;O ne kadar da sıfıra benzer zaman&lt;br /&gt;en çok da o zaman&lt;br /&gt;fire verir anlama-ada-dıklarım&lt;br /&gt;sonra tutku karnın acıktı&lt;br /&gt;annene zaten küstün&lt;br /&gt;ve tül şehir sana küstü&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;bir kediler bile rasyonalize olmak istemiyorlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;hadi gülümse yoksa tersten essin nülüg&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-2136398310099952350?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/2136398310099952350/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/11/franszlar-tu-derdi-biz-tuh-kendini-tuta.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2136398310099952350'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2136398310099952350'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/11/franszlar-tu-derdi-biz-tuh-kendini-tuta.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-7351824616574209221</id><published>2009-11-07T14:20:00.003+02:00</published><updated>2009-11-12T04:00:11.957+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: verdana;"&gt;Hayatta... hayatla başlayan cümleler kurmamı sevmezdiniz. ama lütfen bir şey getirin bana ki hayatla ilgisi olmasın. o da olmadı hayat bilgisi dersini hatırlayın. hayat bir sözcük, yaşamsa başka bir sözcük. ya varoluş? o çok iyi bir okçu... tanrıysa aniden bir sanrı. bu başladığımsa bir cümle. yani değişen bir şey yok, her şey yer değiştiriyor sadece. değişmeyen bir şey yok, hiçbir şey aynı kalmıyor sadece. çok mu düşünüyorum? evet... ama düşünmeyi seviyorum. düşünme fiilinin içinde düş olduğu için türkçeye imreniyorum. hem ben düşünmeyince düşüncesizce davranabiliyorum. ayrıca bilin, sizden bahsetmemek için hep kendimden bahsediyorum. çünkü hayata dair konuşmaktan ben de sıkıldım. susmalı mıyım? susmayı becerebilecek miyim? susarsam ben de fark edilecek miyim? fark edilecek kadar güzel miyim? peki ya fark edilmeden yaşayabilecek miyim? her şey vazgeçişi çağırıyor, Güzel'le aram bazen çok bozuluyor, bazense canım bir otist olmak istiyor. istemeyi istememek istiyorum. frustration often comes from wanting to be noticed diye bir şey duydum geçen. cennet kuşu erkeğinin ne hallere girdiği geliyor sonra aklıma, Güzel'le aram yine çok bozuluyor. Biz insan türüyle bir bağ kurmuyorum yanlış anlaşılmasın bu satırların aralarında in ve cin top oynuyor ve ben burada sadece anı anlıyor, ağumu ağlıyorum. ben sanırım kendimi sürekli boş işlerle ağutuyorum. anlayınca da ağlayınca da rahatlıyorum ancak. zaten ne oluyorsa, ya insan yeteri kadar anlamadığında ya da yeteri kadar ağlamadığında oluyor. Cioran'ı anlıyorum: bilgilendikçe değil anladıkça sakinleşiyorsun. Anlayacak şeylerin sonu gelmiyor ve matematik hala sonsuza bir çözüm getirmiyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-7351824616574209221?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/7351824616574209221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/11/hayatta.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/7351824616574209221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/7351824616574209221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/11/hayatta.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-1413815430817180110</id><published>2009-10-26T12:10:00.011+02:00</published><updated>2009-10-28T14:45:00.135+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;yasımı yarına bırakmak istemiyorum artık. ağlayamamışım yeteri kadar, anlayamamışım. gururumu yerle bir etmek de nafile, kimse kendini göremedikten sonra. böyle bir yazı yazmayı düşünmüyordum, böyle bir yazı derken aslında ne yazacağımı bile bilmiyorum ama hissedebiliyorum.&lt;br /&gt;buraya bir son vermek istiyorum. çürümek kaçınılmazmış... anlaşılan yeşermek de öyle. öyle veya böyle çiçeklerim solmasın hemen, sulasın biri onları, yapraklarıma eğilip güzel şeyler fısıldasın,  dallarıma inansın, sözlerime taşınsın, toprağımı tanısın, güneşimi tanısın, varsa dikenimi, yoksa koparsın sararmış bedenimi.  çok mu şey istiyorum? bence istemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yasımı tutmadan iyileşmeye kalkmakmış benimkisi, bu gece rüyalarımın köşeye sıkıştırmasından anladım. bu gece dedim, şimdi aradan bir gün geçti. şimdi bir gün daha. günler geçti artık biraz geçti yaz geçti yazı geçti, olan biten her şey geçti. anlasana işte yaşamak bir zamanlama sanatıymış. trenler gelir, trenler gider, ya nokta nokta olur önünden geçer, bakarsın beklersin, ya da sen nokta nokta karışırsın hayata. sana diyorum anla sana, eğer yaşamak zamanlama sanatıysa, kararsızlık da yaşayamama sanatıymış işte. hem doğru tren gelene kadar bir bakmışsın hayatın geçmiş, için geçmiş. iç içten geçmiş... o seyredegeldiğin raylar aslında içindeki faylar imiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve aşkı kelimelere dökmek ne saçma şey. aşkı herhangi bir şeye dökmek ne sapan şey. takıntı insanı da değilim akıntıya bırakırım hep. demek ben kendimi sanmadığım bir şey oluyorum zamanla. saklıyorum zamanı samanlaşıyor elimde. zamanla ölüyorum nokta nokta anlayanım yok. olsun. ölsün.&lt;br /&gt;uzun uzun da yazasım var kahretsin. uzuv uzuv anlatasım. ama kalbim hızlı hızlı atıyor, hezeyanlanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aşka inanmıyorum ama bir boşluk var... içimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-1413815430817180110?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/1413815430817180110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/yasm-yarna-brakmak-istemiyorum-artk.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/1413815430817180110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/1413815430817180110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/yasm-yarna-brakmak-istemiyorum-artk.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-1703011999083387188</id><published>2009-10-23T10:47:00.005+03:00</published><updated>2009-10-23T11:51:37.687+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;ben temiz kalpliymişim, öyle öylüyorlar. kalbim doğduğumda mı temizmiş, yoksa annem sonradan kuru temizlemeye mi vermiş bilmiyorum, ama bu zaten önemsiz. artık kalbim pislendi. onu göğsümden söküp temizlemeye kalksam... saçma olur, ölürüm. mejazzlarla konuşursak, bluesumu üstümden çıkarıp kalbimi elime alsam diyorum. gözlerim kamaşır mıydı acaba, yoksa sadece bir ayva yemiş gibi mi dişlerim kanaşırdı bilemiyorum. kalbimi ıslatmadan temizleyene kampanyalarla hediyeler vermek istiyorum ben. bu yüzdendir ki kampanyaları kendime düzüp, kendimi bir güzel pisletip -kalbimi de- sonra yeniden yeniden yık-a-mak istiyorum. yeniye olan aşkım yeniden geliyor benim. iyi oluyor iyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bazen de unutuyorum bir şeyleri. o zaman anlıyorum ki hayatta her şey ama her şey bazen oluyor. ünlü uyumuna uysaydık o zaman da her şey bazan olurdu ama bu da önemsiz. önem sırasına dizersek en önemlisi ne olurdu bilmiyorum. ikisini de demekten bıkmıştım bana anneni mi seviyorsun en çok babanı mı diye sorduklarında. sıraya dizemiyorum ben, sıraya geçmeyi de sevmiyorum, ne dize getirmek ne dize gelmek istiyorum. bizbizeyiz şurda. birden ikiye değil, birdenbire atlamak lazım geliyor. orhancığım veliciğim kanıksamıştı di mi, her şey birdenbire oldu deyü. ben inanmıştım ona. belki hala daha inanıyorum. çünkü kandırılmışım. hemen hemen her şeye inanmışım. bir şeye hemen inanmanın lüksünü yaşıyorum. yaşıyoruz. bir de lüks vergisi almasalar ne iyi olacaktı...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-1703011999083387188?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/1703011999083387188/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/ben-temiz-kalpliymisim-oyle-oyluyorlar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/1703011999083387188'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/1703011999083387188'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/ben-temiz-kalpliymisim-oyle-oyluyorlar.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-4346109066739769002</id><published>2009-10-19T09:21:00.004+03:00</published><updated>2009-10-19T11:20:22.265+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;açmaz ya çiçekleri kim örter bilmem. ben böyle boş şeylere hiç gelemem. boş şeyler bana gelirler, doldur boşalt yaparız ruhumun ceza safhasına. oysa asıl istediğim bir sigara içmekti bu akşam birinci tekil şahısla. lakin izin vermiyor şiirayetim. ucuzlaşıyorum muntazaman. munta zamanlaşıyor mütemadiyen. ve diyen gidiyor harfe harfiyen.&lt;br /&gt;ucuzlaşıyorum ya ben böyle arada bir, arada bir seni bir arada görmek istediğimden. çünkü ben ucuzlaşırsam piyasa değeri yükselir büyük harfli başka'nın. hem vücudum çelinmiyor değil, kelepirden veriyorum kendimi küçük cümlelere. menzilime girince sizler unutuyorum kendime. zillerim çalıyor oynuyorsunuz. çillerim azalıyor soynuyorsunuz. halbuki hepinizi çıplak görmek istiyorum ben. diriyi diriltmekle tanınmak istiyorum. ben hep bir şeyler istiyorum. ben ne kadar ben hep ne kadar hep diyorum. bir elimde yazı bir elimde kışı biriktiyorum. kazı elime alıp ayağını koparasım geliyor, sizi sellerimle boğmak istiyorum. ve ölümden ne anlamak gerek bilmiyorum. bence bir şey anlamamalı. bence bazen, yani ara sıra yani diyorum ki zaman zaman, zamansız dursun işte zaman. o zaman açılıyor damarlarımda uçurumlar. ve biliyor musunuz en büyük korkumdu anlaşılmamak ama yendim ama bendim. bendimi çiğneyip kuşlara verdim.&lt;br /&gt;ne de olsa anlam, kılı kırk yaran bir mecra.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-4346109066739769002?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/4346109066739769002/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/acmaz-ya-cicekleri-kim-orter-bilmem.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/4346109066739769002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/4346109066739769002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/acmaz-ya-cicekleri-kim-orter-bilmem.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-3539292310706214576</id><published>2009-10-15T16:40:00.006+03:00</published><updated>2009-10-16T23:28:59.828+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;eteklerin cümbüş cümbüş sarardı boyunları&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bir gören pişman bir görmeyen, bir gören bir görmeyen&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;sırayla girmişler saraya aldanıyorlar duvarların beyazlığına&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;olsun. adanoluyor çocuğum ben üstüme alırım gerçekleri&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;gerçeği kuşanmaya yetmez belki omuzlarım yalanları&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;kalanlarsa negzel diyorlar üstüme iyelik saflık&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bulaşık mıyım neyim de ben anlamıyorum bazen &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bazen de çok bazenliyorum günüme değip geçenleri &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;neyseleri enseliyorum da &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;cümbüş cümbüş eteklerin sarardı boyunları.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-3539292310706214576?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/3539292310706214576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/cumbus-cumbus-boyunlar-sarard-eteklerin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/3539292310706214576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/3539292310706214576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/cumbus-cumbus-boyunlar-sarard-eteklerin.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-8628917992543265252</id><published>2009-10-14T02:55:00.010+03:00</published><updated>2009-10-15T17:25:31.859+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;bugün karnım açıktı. kıvırmalı kaşarlıydı pide yedim. çuval çuval incirim vardı. üç üç kuruşluk çiğerim bi de yaban yaban ellerim. bak adımlarımız adım adım silikleşiyor bakma.  sen de ben bir yerlere gidiyorum. ben hep bir yerlere gidiyorum. gelmek üzere gidiyorum gitmek üzere geliyorum. bazen. bazen de gel gitlerin üzerine üzerine gidiyorum. ama ben hiç ali okumadım biliyor muyum. iyi ki okumadım. çünkü mağaradaki yanlarım ağrıyor o zaman. ve bir gözüm topta bir gözüm alide yalanlar söylüyorum.&lt;br /&gt;hem her prenses bir dramadır yakından bakınca. yağmur yağıyorum topraklarına bunu bil. üstelik yorganını didikliyorum durmadan ve ecele işiyorum şeytan karışıyor. bilemedim yazdığı gibi mi konuşmalı insan kendime yazacağım artık mektupları. dünün birinde çıktı karşıma yalnızlık ve kaçacak yer yok hepimiz halkıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-8628917992543265252?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/8628917992543265252/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/bugun-karnm-ackt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/8628917992543265252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/8628917992543265252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/bugun-karnm-ackt.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-3153239594650322343</id><published>2009-10-14T02:11:00.027+03:00</published><updated>2009-10-14T18:03:17.701+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: verdana;"&gt;surların ardında suspus duruyordum. sonra, aslında gerçeğe aşıktır insanlar dedi ve bu sanırım benim duyduğum en doğru şeydi. bu yüzden aşk imkansızdı, bu yüzden mutlu aşk yoktu. anlayasınız diye daha renkli hallere sokmak isterdim cümlelerimi yanlış anlaşılmasın ama ben şeyleri doğrudan söyleme taraftarıyım. yok öyle taraflı olmaz ben daha çok araftarım sanki. kelime oyunlarını seviyorum, kelimeleri lime lime etmeye bayılıyorum, sözcüklere cücük muamelesi yapıyorum. cücük de soğanın kalbiymiş ilk defa hatırlıyorum. cümlelerin elele vermesi bir birlik havası vermiyor evlere şenlikler çağırılıyor o zamanlar. ve ben bazen kendimden korktuğundan oluyor hepsi. zaten ne oluyorsa ben kendimden bazen korktuğumdan oluyor. hem ne ölüm ne yarın beni deli olabilme ihtimalim deli ediyor. deli eden, kendimin. bir de ben bazen her şeyi bildiğimi zannediyorum. ama her şeyi bilmediğimi bilecek kadar da akıllı olduğumla övünüyorum. övünülecek şeylerimle övünmemem gerek biliyorum. duydum ki sevgi diye bir şey varmış, ve bakkallarda ve tuhafiyecilerde bile satılmıyormuş. yazıya mahalleli karışıyor durun bir tuhaf oluyorum. bırakın ben kendimi övünmediğim halimle de seviyorum. son zamanlarda hayat herkese paylar kesiyor. ve aslında herkes kendini olmadığı bir şey sanıyor görüyorum. sonra hayattan bu kesin kesilen paylar, her zaman hep zaman ağzımızın payını veriyor. bak yine doğrudan söylüyorum hayat sensin sen hayat ve ne ediyorsan kendine. kedine değil kendine. suçu kedilere atsak da ben bazen bir kedi gibi ansızın susmak istiyorum. susuyorum da, yalanlara kana kana susuyorum. su gibi susuyorum. sular seller gibi susuyorum. suların ardında suspus duruyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-3153239594650322343?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/3153239594650322343/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/insanlar-gercege-asktr-aslnda-dedi-ve.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/3153239594650322343'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/3153239594650322343'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/insanlar-gercege-asktr-aslnda-dedi-ve.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-6137042228716679744</id><published>2009-10-09T17:20:00.004+03:00</published><updated>2009-10-09T18:13:03.046+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: verdana;"&gt;boş kağıda bakmak meditasyon gibi sanki. gerçi artık klavyeyle ekranımız, tuşlarımızla ağ tarayıcımız var. türkçe windows'umuz, yerli malı yurdun malı pimapen pencerelerimiz var. - bu giriş hiç iyiye alamet değil, bırakmalı bu beylik nanıma koşan beyhude lafları. hem sadede daha yolumuz uzun. kim bilir belki okuru hemen yolun başında sapa yollara sokmak gereklidir. okur dediğin saftır ne de olsa, sözcük sözcük takip eder seni istediğin uca. çekiştirirsin çekiştirirsin... evet sevgili yazar, aslında sen her yazında okuru çekiştirirsin. kendine değindiğini düşündürüp, seni okuyacak olanları hesaplayıp onları da kendini yargıladığın gibi yargılarsın. fikirlerini satmaya kalkarsın, dilin türlü oyunlarıyla cambazlık yaparsın. evet dil senin sirkin, sen de arkasındaki şarlatansın. fransız sözcükler bile çağırırsın sirkini zenginleştirmek için. bu saatten sonra bir sadede bile ne gerek var ki? varacağımız  yer yine aynı aymazlık. hangi yazı hayatımızı değiştirebilecek kudrette, ve hangimizi? içimizi okşamaktan, zaten bildiklerimizi bize yeniden hatırlatmaktan başka bir işe yaradıkları yok. içinde barınanları bilenler okumaz ki zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- sadede gelmeden ermeli saadete. yermeli dünyada gaye adına ne varsa. sermeli tüm hataları, hatta belki tadına bile bakmalı. ve sonunda, yakmalı ardına aklananı... -&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-6137042228716679744?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/6137042228716679744/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/gerci-artk-klavyeyle-ekranmz-tuslarmzla.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/6137042228716679744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/6137042228716679744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/gerci-artk-klavyeyle-ekranmz-tuslarmzla.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-2187498462660966297</id><published>2009-10-04T19:38:00.010+03:00</published><updated>2009-10-05T16:00:18.762+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirimsi'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;yaraq kürək&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-veya-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yayla havası&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazmasına yazarım bu yazın yaralarını&lt;br /&gt;yazık, yasları da yarına kaldı&lt;br /&gt;gökten yaşlı yağmurlar yağardı&lt;br /&gt;ve yanılmam yanaklarım gözlerimden yaşlıydı&lt;br /&gt;yavaştı yamacımdaki de&lt;br /&gt;yan gözle bakmazdı yanındakine&lt;br /&gt;adımları aylaktı nasıl olduysa yalana yanaştı&lt;br /&gt;ne aldıysa alıştı&lt;br /&gt;ne yaptıysa yapıştı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yamuk yumuktu sözleri&lt;br /&gt;ve yakama da yakışmış gibiydi&lt;br /&gt;yapay yaralar yasalara benziyordu&lt;br /&gt;dışarıda&lt;br /&gt;yakmalı&lt;br /&gt;yasakları&lt;br /&gt;yakmalı&lt;br /&gt;yasamak mı yaşamak mı&lt;br /&gt;şşşş sessiz ol yapma&lt;br /&gt;belki aşka bir dünya mümkün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hem yazgınızı bozmak istemem&lt;br /&gt;üzgünüm&lt;br /&gt;azerice yaransın son sözüm :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"yaraqımız kürəkimizdir"&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-2187498462660966297?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/2187498462660966297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/yaraq-kurk-veya-yayla-havas-yazmasna.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2187498462660966297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2187498462660966297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/10/yaraq-kurk-veya-yayla-havas-yazmasna.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-5570466743057114945</id><published>2009-09-30T14:47:00.007+03:00</published><updated>2009-10-01T09:59:22.470+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;evrilelim de devrilmeyelim demiştim ben bir seferinde de, gülücükler saçılmıştı ağızlardan. açılıp saçılan ne varsa sevmişimdir ben hep zaten. kapalı kutular da geçiyor bazen önümden, pandora'ya özenip. bense utanmadan açmaya yelteniyorum o kutuları ve görüyorum ki bazı insanların en büyük korkuları çözülmek.  çözülmekle savunmasız kalmak ne zaman eşdeğer oldu acep...  herkes kendinin ardına gizlenmiş. saklamış eksiklerini, güdüklerini... aklamış alnını, allamış pullamış yanaklarını. peki siz bilmez misiniz ki saklaya saklaya göl olur? göl olur da boğuluruz biz de... kaçarı yok, insan insanı gizledikleriyle boğuyor işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bak bu devri daim bellemişler.  sonra devrim hayalleri, evrim hayatları kurutmuş da eşikleri kertmiş, beşikleri terk etmişler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-5570466743057114945?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/5570466743057114945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/09/evrilelim-de-devrilmeyelim-demistim-ben.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5570466743057114945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5570466743057114945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/09/evrilelim-de-devrilmeyelim-demistim-ben.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-453248734950151660</id><published>2009-09-29T16:36:00.002+03:00</published><updated>2009-09-30T11:35:19.207+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;geviş getire getire genişledi gecem. uzun uzadıya konuştuk oldu mu diye... karanlığa alıştım dedi bense karanlığı aştım dedim. pol çağırdı sonra, gecesini aşmış gökyüzünün... kim vardı kim yoktu ben de göremedim. bildiğim bütün cümleleri sıraladım oralı olmadı kimse. sahi nereliydi bu kimse? döner miydi olduğu yerde?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;ah çok yorulmuş oynamaktan, oynamaktan bu ok ve yayla, salacakmış kalbini uzaklara, bırakacakmış başka kızlar oynasın yerine... yollar gelir sonra yollar aklıma, bir de uykunun dağıttığı mahmur bulutlar. yürümek de isterdim oysa ki, gökyüzünde patlamalar, elin elimde, biz bağırsak &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;duyar mıydı &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;onlar, dünya soğuk ölü bir yer değil diye!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;ben böyle sıralarken işte, bir şeyler değişti sanki, bir şeyler bir şeylerle yer değiştirdi, hiçbir şey değişmedi yani, bir şeyler iki şeyler olmak istedi belki. birkiüç birkiüç... saymak ne kadar güç. çünkü baştan başlayamayacak kadar çok sayı var. bu yüzden unutmak istiyorum ben saymayı. sevmeyi de saymayı da başka bir emre kadar yok saymak istiyorum... ben zaten andımızı da bandımız sandımdı. yaralarımız vardı ezbere yamadığımız ve elbette küçüklerim koyun, büyüklerim sayındı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;çünkü bu insanlar konuşmuyor bayım, konuşmuyor... sayıyorlar...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;bunlar kalmış aklımda. aklımın kalıntılarına turistik geziler düzenleyeceğim yakında. harabelerimden müzeler inşa edeceğim. ve hayır, hayal kırıklıklarım üzerine yapmayacağım kelime oyunu. çokolayolurdu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;gel ağlamadan önce sen, duvarlara tırmanalım. hani kırmızı bir oda vardı, içinde de kara kitaplar... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-453248734950151660?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/453248734950151660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/09/gevis-getire-getire-genisledi-gecem_29.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/453248734950151660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/453248734950151660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/09/gevis-getire-getire-genisledi-gecem_29.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-4711755668134515046</id><published>2009-09-20T12:27:00.004+03:00</published><updated>2009-10-04T21:32:41.009+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirimsi'/><title type='text'></title><content type='html'>Les mots sont comme des verres&lt;br /&gt;dés vautrés par l'âme ours&lt;br /&gt;naitre que soit&lt;br /&gt;on l'a nui&lt;br /&gt;Perse, la Mère lente et ment&lt;br /&gt;je suis ton ère&lt;br /&gt;l'essence part d'ailleurs&lt;br /&gt;son blé, ô Sens!&lt;br /&gt;ma voie reste pire&lt;br /&gt;est un mois sur mon toit&lt;br /&gt;et de moi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Les maux sont comme des vers&lt;br /&gt;dévorés par l'amour&lt;br /&gt;n'être que soi&lt;br /&gt;ô la nuit&lt;br /&gt;perce la mer lentement&lt;br /&gt;je suis ton air&lt;br /&gt;les sens parlent ailleurs&lt;br /&gt;semblaient aux sens&lt;br /&gt;ma voix respire&lt;br /&gt;et un moi surement toi&lt;br /&gt;aide moi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-4711755668134515046?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/4711755668134515046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/09/les-mots-sont-comme-des-verres-des.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/4711755668134515046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/4711755668134515046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/09/les-mots-sont-comme-des-verres-des.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-2202861884171797880</id><published>2009-08-25T16:45:00.005+03:00</published><updated>2009-08-26T20:06:33.286+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mut'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk yeniden icat edilmeli'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kim bize iyi geliyor, kimin yanında huzura varıyoruz, bunu bile seçemiyoruz. bazı insanlar birbirlerine iyi geldiklerini bile anlamıyorlar. anlasalar bile boşuna! anladığı anda devreye giriyor korkular... kaybetme korkusu sahiplenmeyi doğuruyor, sahiplenme 'hak'kı ve hak saygısızlığı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;nasıl anlatmalı? sahiplenmenin, sahip olmanın bir sanrı olduğunu kafamıza nasıl sokmalı? kişiler yanyana geldiklerinde özleri onlardan bağımsız buluşur... bunu çok az kişi fark eder. sözcükleriyle mesafeyi çizmeden, yaptıklarıyla ayrılığa sebebiyet vermeden duramaz ama kişi. evet duramaz, yontulmamış kanıları, üzerinde durmadığı inançları vardır çünkü ve benliğini kimliğiyle karıştırıp yaşar gider öylece. böylece boşalır içi aşkların, sevgilerin içi çürümeye yüz tutar.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;o halde nasıl açıklamalı o bağı? tek cümle yetmeli: "mutluyum senin yanında." ve bundan ötesi beklenmemeli... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-2202861884171797880?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/2202861884171797880/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/08/kim-bize-iyi-geliyor-kimin-yannda.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2202861884171797880'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2202861884171797880'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/08/kim-bize-iyi-geliyor-kimin-yannda.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-5031877832150923649</id><published>2009-08-21T12:12:00.004+03:00</published><updated>2009-09-12T20:42:54.769+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çeviri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lautréamont'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;"Ruhu benimkine benzeyen bir ruh arıyordum ama bulamıyordum. Arşınlıyordum her köşesini dünyanın; nafileydi inadım. Ancak yalnız da kalamazdım. Benliğimi onaylayacak biri lâzımdı; benimle aynı şeyleri düşünen biri. Sabahtı; güneş ufukta tüm ihtişamıyla beliriyordu; işte o sırada gözlerimin önünde, varlığı geçtiği yerlerde çiçek açtıran genç bir adam belirmişti. Yaklaştı ve elimi tutarak: “Sana doğru geldim, sen, beni arayan. Kutsayalım bu mutlu günü.”, ama ben: “Git; seni çağırmadım, ihtiyacım yok dostluğuna…” Akşamdı; gece, perçeminin karanlığını doğanın üstüne yaymaya başlamıştı. Hayal meyal seçebildiğim güzel bir kadın da büyülü tesirini üzerime yayıyordu ve acımı anlamışçasına bakıyordu bana; konuşmaya cesaret edemiyordu lakin. “Yaklaş bana ki göreyim yüzünün çizgilerini; çünkü yıldızların ışığı yeteri kadar güçlü değil onları bu uzaklıktan aydınlatmaya.” dedim. O da, gözleri önüne düşmüş, mütevazı bir yürüyüşle süzüldü çayırın otları arasından ve yanaştı bana. Onu görür görmez: “Görüyorum ki iyilik ve adalet kalbinde taht kurmuş: birlikte yaşayamayız. Sen şimdi, birden fazlasının başını döndürmüş güzelliğime hayransın; ama er ya da geç pişman olacaksın aşkını bana adadığına; ruhumu tanımıyorsun zira. Sana sadakatte kusur edeceğimden değil; bana kendini böylesi bir güven ve coşkuyla verene, ben de kendimi o denli çoşku ve güvenle veririm, ama şunu hiçbir zaman unutma ve sok kafana: kurtlar ve kuzular birbirlerine hiçbir zaman tatlı gözle bakmazlar.” "&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;Lautréamont, &lt;i&gt;Les Chants de Maldoror / Maldoror'un Şarkıları&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-5031877832150923649?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/5031877832150923649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/08/ruhu-benimkine-benzeyen-bir-ruh_21.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5031877832150923649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5031877832150923649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/08/ruhu-benimkine-benzeyen-bir-ruh_21.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-3429051596983698448</id><published>2009-08-12T18:34:00.007+03:00</published><updated>2009-10-08T01:14:43.028+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Daniel Pennac'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çeviri'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;"Kaybolmuş samimiyet...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;Uykusuzluğumun şu başında yeniden düşününce, bu okuma ritüeli, her akşam, yatağının başucunda, o daha küçükken - aynı saat ve değişmez hareketler-, biraz duaya benzerdi. Günün şamatasından sonraki bu ani ateşkes, tüm olağanın dışındaki bu buluşmalar, hikayenin ilk kelimelerinden önce toplanan bu sessizlik anı, sesimiz sonunda kendine eş, geçişlerin ibadetimsi hali... Evet, her akşam okunan hikaye duanın en güzel işlevinin yerini dolduruyordu, en ilgisizi, en şatafatsızı, ve sadece insanlara özgü olanını: hakaretlerin/günahların affı. Hiçbir hatayı itiraf etmiyorduk, kendimize ebediyetten bir parça bahşetmeye çalışmıyorduk, bir birlik anıydı bu, ikimizin arasında, metnin aklanışı, değeri olan tek cennete dönüş: içtenlik. Farkında olmadan hikayenin işlevlerinden birini keşfediyorduk ve dahası genel olarak sanatın, yani insanların savaşına ara verme çabasının. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;Sevgi yeni bir deri kazanıyordu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;Bedavaydı."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;Daniel Pennac, &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;Comme Un Roman / Roman Gibi&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-3429051596983698448?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/3429051596983698448/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/08/kaybolmus-samimiyet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/3429051596983698448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/3429051596983698448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/08/kaybolmus-samimiyet.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-6266264847342690916</id><published>2009-08-06T10:34:00.002+03:00</published><updated>2009-08-06T10:35:16.525+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style=" ;font-family:'Times New Roman';"&gt;&lt;div style="border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 3px; padding-right: 3px; padding-bottom: 3px; padding-left: 3px; width: auto; font: normal normal normal 100%/normal Georgia, serif; text-align: left; "&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;Ben mi manik depresifleşiyorum yoksa günaşırı değişiklerler mi oluyor havada? Havada diyorum ama, aslında enerji demek istiyorum, enerji diyorum ama, aslında tam olarak ne demek istediğimi ben de bilmiyorum. Enerji deyince konu bir anda new age saçmalıklara dönüyor zira... bir orta yol bulmaya çalışıyorum duyduklarımdan, okuduklarımdan ve yarattıklarımdan. orta yolun doğruluğuna inandığımdan da değil, sadece kayboluşumun sonsuzluktaki yeri bir şekilde dinginlik sağlıyor bana. inanmak istemiyorum hiçbir şeye. inanmadığım için yalpalıyorum, her eylem hiçliğiyle anlamsızlaşıyor; inandığım zaman gözüm körleşiyor, eylemlerim köreliyor... yeknesak bir inanç için zaman çok aksak geçiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-6266264847342690916?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/6266264847342690916/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/08/ben-mi-manik-depresiflesiyorum-yoksa.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/6266264847342690916'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/6266264847342690916'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/08/ben-mi-manik-depresiflesiyorum-yoksa.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-5307881739516764020</id><published>2009-07-28T10:01:00.006+03:00</published><updated>2009-07-28T12:19:35.386+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bilinç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sonsuzluk'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style=" ;font-family:'Times New Roman';"&gt;&lt;div style="border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 3px; padding-right: 3px; padding-bottom: 3px; padding-left: 3px; width: auto; font: normal normal normal 100%/normal Georgia, serif; text-align: left; "&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;Kendisiyle konuşmadan durabilir mi insan? Bilinç dediğimiz bir bölünmeden mi ibaret?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;Bizler sonsuzluğun içine doğmuş bilinçlileriz. Her insan farkında olmadan bütünlüğü, her şeye sahip olabileceği yani her şeyi kontrol edebileceği bir senaryoda arar. Oysa sonsuzlukta kontrol yoktur. İnsanın özgürlük savaşı adını koyduğu şey sonsuzluk savaşından başka bir şey değildir. Harfler üstünü örtmese, belki özgür ve sonsuz aynı şeyi gösterecektir. Ancak sonsuzluk bilinmez; sonsuzluk sadece yaşanır ve yaşamak zaten kendinde olanı, dışarıda aramaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;Bilinç sonsuzun sonluya olan hapsidir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-5307881739516764020?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/5307881739516764020/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/07/kendisiyle-konusmadan-durabilir-mi.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5307881739516764020'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5307881739516764020'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/07/kendisiyle-konusmadan-durabilir-mi.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-880236615445438902</id><published>2009-07-13T10:32:00.003+03:00</published><updated>2009-07-13T16:04:30.951+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çeviri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Michel Houellebecq'/><title type='text'></title><content type='html'>"Yüce Rahibe'ye göre kıskançlık, arzu ve üreme iştahı aynı kökene sahiplerdir,  yani varolma acısı. Bize geçici bir çare gibi ötekini aratan bu varolma acısıdır; bu durağı aşmalıyız, sadece varolmanın kendisinın kalıcı bir mutluluk fırsatı olduğu duruma ulaşmak için; temasın sadece özgürce izlenilen ve varlığı oluşturmayan bir oyun olduğu duruma. Tek kelimeyle kayıtsız olma özgürlüğüne ulaşmamız gereklidir, yani kusursuz huzurun tek koşuluna."&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Michel Houellebecq, &lt;i&gt;La Possibilité d'une Île / Bir Ada İhtimali&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-880236615445438902?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/880236615445438902/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/07/yuce-rahibeye-gore-kskanclk-arzu-ve.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/880236615445438902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/880236615445438902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/07/yuce-rahibeye-gore-kskanclk-arzu-ve.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-5602276410418242884</id><published>2009-07-04T22:14:00.002+03:00</published><updated>2009-07-04T22:29:15.538+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk yeniden icat edilmeli'/><title type='text'></title><content type='html'>madem öyle, şöyle diyelim o zaman:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;sevgi bağlılıktır, aşk bağımlılık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;o halde ders 1: bunu batıya nasıl anlatmalı? bu iki kavramı tek bir kelimeye sıkıştırmış olana bunu dolambaçlı yolla anlatabilsek de, onlar "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;love/amour/amor&lt;/span&gt;" dediklerinde biz ne anlamalıyız ? &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-5602276410418242884?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/5602276410418242884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/07/madem-oyle-soyle-diyelim-o-zaman-sevgi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5602276410418242884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5602276410418242884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/07/madem-oyle-soyle-diyelim-o-zaman-sevgi.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-6707769318907438170</id><published>2009-06-29T02:35:00.001+03:00</published><updated>2009-06-29T02:36:53.599+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>babamdan:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"kadın yaratıcıdır. ama erkek de yaratıcıdır. eğer erkek yaratıp ekmek getirmese, tanrı acından ölür."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-6707769318907438170?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/6707769318907438170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/babamdan-kadn-yaratcdr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/6707769318907438170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/6707769318907438170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/babamdan-kadn-yaratcdr.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-8132116623834159853</id><published>2009-06-27T09:43:00.008+03:00</published><updated>2009-06-28T23:04:06.470+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='l&apos;amour est à réinventer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk yeniden icat edilmeli'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Karanlık yazarlardan, düşünürlerden bir "iş işten geçmiş"lik kokusu yayılır. İnsan eğer selametinden bahseder bir hale gelmiş ise, ruhunu eğitmesi gereken dinler bile, sıkıştığı hayatın içinde onu öteki dünyalarla avutmaya çalışır. Bu bir gerilemeden, bir yoksunluğun, bir çaresizliğin geriliminden başka neyi gösterir? Algılayamadığı, dolayısıyla baş edemeği bir sonsuzluğa iman etmiş kişinin aklı sorgulanmaz da, sorgulamanın kendisi dört taraftan kelepçelenir ve sorguya çekilir. Çünkü her soru cevap ürettiği kadar soru da üretir ve her soru aynı zamanda bir dengenin bozuluşudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş işten geçmiştir; insanın ihtiyacı olan peygamberler gelip göçmüştür bile, çünkü onlar her ne kadar karanlıktan seslenseler de, öğütledikleri selamet imansızlıktan, şüpheden geçtiği için, nihilist sıfatlara indirgenip yok sayılırlar. Halbuki bir şeye inanan insan, kendi inancı dışında her şeyi nihilistçe yıkmaya çalışan kişidir. Gerçek nihilistler bir şeye inananlardan çıkar. Hiçbir şeye inanmayan insanı ise verilen hiçbir cevap tatmin etmez. Onun için her cevap bir bahanedir çünkü ve o huzuru, hiçbir zaman kaçamadığı zihninin dışında, bir sorusuzlukta arar. Özlemini çektiği şey belki bir ana rahmidir, belki aşkın bir yaşam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın yaşamı arzunun yaşamıdır. Kişiliği ve kimliği arzularıyla kafa kafaya gider. Ve insanın ürerken zevk alıyor olması, onun hayata bağımlı olduğunu kanıtlar sadece. O da, tıpkı bir bağımlının yaptığı gibi, etrafındaki her şeyi ve herkesi sömürür. Gösteri çağının zevk çığlıkları acının kesesini doldurur. Yaşam, 'çaba' geriliminde yaşanmaz. Yaşam onunla uyum içinde olmanızı bekler ve 'şimdi' dediğimiz şey bir gerilimin ortasında asla yeşermez. Bu gerilim sürekliliğini ölüm korkusuna borçludur; bir bağımlı nasıl bağımlı olduğu maddeyi kaybetmek istemez ve bunun için hiçbir çabadan sakınmazsa, insan da yaşamını kaybetmemek için &lt;span style="font-style: italic;"&gt;elinden&lt;/span&gt; geleni yapar. Ve sevgi dedikleri şey bu olur işte; hayatı sevmek de ona yapışmak, ondan anlam dilemekle bir olur. Sevmek bir bağımlılıktır, o halde "sevgi yeniden icat edilmelidir" ve bir çocuktur bunu söyleyen.&lt;br /&gt;Erdem, hayata sarılmakta değil, yaşamın yani ölümün (çünkü her zıt birbirinin aynıdır aslında) kucağına bırakmaktadır. İnsanın bunu yapabilmesinin tek yolu da, bir bütün olmasından geçer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş işten geçmiştir; insan paramparçadır artık. Ve parçalarını toplamaktansa, hızını zerre yavaşlatmadan, sonuna doğru koşar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve eğer bu sözler de karanlıksa, bu yaydıkları ışıktandır sadece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-8132116623834159853?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/8132116623834159853/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/karanlk-yazarlardan-dusunurlerden-bir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/8132116623834159853'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/8132116623834159853'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/karanlk-yazarlardan-dusunurlerden-bir.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-7025577727146148329</id><published>2009-06-18T22:00:00.019+03:00</published><updated>2010-01-04T05:38:00.959+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hiçlik'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;erkeğin, en temel arzusu, yani orgazmı elde ettiği anda bu arzuya yabancılaşması... arzuların arzusu erkeğe -artık üremek gibi bir görevi olmayan erkeğe-, hiçliğin kapılarını zorlatır. erkek nesli, kadının, dişinin, yani doğanın, doğurganın hizmetinde yok olmaya mahkumdur. yaşam ve ölümün etrafında çevirdiği diyalektiğin yarattığı kısır döngü girdiği çabayı bu yüzden boşa çıkarır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;her şeyin sahibi olmak isteyen, sahibi olmazsa hükmedemeyeceğini bilen erkek, işte tam da bu hasedinden kadını, yani yaşamın ve hazzın kaynağını malı gibi görür. birkaç yüzyıldır bunu çözmüş olan batı bile, fazla bilginin getirdiği gücün sorumluluğunu paylaşamayınca,  ölümden öldüresiye korktukları için, ülkeleri, toplumları, sahip oldukları sahte değerler adına  her şeyi yapmayı göze alan insanlar yönetir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;varoluşun kendini anlamlandırma çabası, bu yüzden hep kısır kalır. çünkü aslında her şeyin cevabı çok basittir: üremek. geri kalan her şey üremek adına yaratılan bahanelerdir. insanın doyumsuzluğu ve açgözlülüğü bu cevabı reddetmesinden gelir. bir tek sanat hem cevap olur, hem soru: o hem ölüme hem yaşama giydirir ve sınır tanımaz. çünkü sanat yaşamı olduğu gibi kabullenme çabasından başka bir şey değildir. ya da olmasını istediğimiz gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-7025577727146148329?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/7025577727146148329/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/erkegin-en-temel-arzusu-orgazm-elde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/7025577727146148329'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/7025577727146148329'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/erkegin-en-temel-arzusu-orgazm-elde.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-2908511142999000228</id><published>2009-06-14T19:09:00.010+03:00</published><updated>2009-07-02T18:12:15.258+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çeviri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Michel Houellebecq'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"Tabiatın formları insani formlardır. Beynimizde belirir üçgenler, örgüler ve dallar. Onları tanırız, onları takdir ederiz; onların ortasında yaşarız. Yaratılarımızın, insana anlamlı insani yaratılarımızın ortasında ölçümler yaparız; bu ölçümlerle uzay-mekanı yaratırız, araçlarımızla aramızdaki uzayı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisi az insan, uzay-mekân fikriyle dehşete düşer; onu devasa, karanlık ve dışadönük hayal eder. Varlıkları en yalın şekliyle bir bilye gibi uzaya yayılmış, büzülmüş, üç boyutun ebedi varlığıyla ezilmiş hayal eder. Uzay fikriyle dehşete düşmüş insanlar da büzülürler; üşürler, korkarlar. En iyi ihtimalle uzayı katederler, uzayın ortasında birbirlerine üzüntüyle selam verirler. Halbuki bu uzay onların içindedir, akıllarının yaratısından başka bir şey değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu korktukları uzay-mekânda, insanlar yaşamayı ve ölmeyi öğrenirler; akıllarının ortasında ayrılık, uzaklaşma ve acı belirir. Buna yapılacak yorum çok azdır: sevgili, sevdiğinin çağrısını duyar okyanusların ve dağların ötesinden; dağların ve okyanusların ötesinden, anne çocuğunun çağrısını duyar. Sevgi bağlar, üstelik sonsuza dek bağlar. İyiliğin eyleme dökümü bağlamaktır, kötülüğün ise ayırmak. Ayrılık kötülüğün diğer adıdır; aynı zamanda yalanın da diğer adı. Aslında sadece muhteşem, devasa ve karşılıklı bir örgü vardır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p style="text-indent: 0.95cm; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"&gt;Michel Houellebecq, Les particules élémentaires / Temel parçacıklar&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-2908511142999000228?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/2908511142999000228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/tabiatn-formlar-insani-formlardr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2908511142999000228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2908511142999000228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/tabiatn-formlar-insani-formlardr.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-7690847333837610545</id><published>2009-06-12T16:33:00.001+03:00</published><updated>2009-06-12T16:34:35.282+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edgar morin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çeviri'/><title type='text'></title><content type='html'>"Bilim ve mantık uygarlığa rehberlik ettiği kadar ölüm kuvvetlerinin de hizmetindedir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edgar Morin, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Le paradigme perdu: la nature humaine&lt;/span&gt; /&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Kaybolmuş paradigma: insan doğası&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-7690847333837610545?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/7690847333837610545/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/bilim-ve-mantk-uygarlga-rehberlik_12.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/7690847333837610545'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/7690847333837610545'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/bilim-ve-mantk-uygarlga-rehberlik_12.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-5424157848971395644</id><published>2009-06-08T16:44:00.005+03:00</published><updated>2009-06-10T18:02:39.786+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Uçlu bucaklı bir dilin sürüncemesinde girilen bunalım insanı kendisine nasıl uzaklaştırıyorsa, bir o kadar da yakınlaştırır. İfade edilemeyenin varlığı kişiye aşkın bir varoluş bahşeder ve insan bir tek ifade edilemeyen karşısında aklını kaybeder -en azından bir süreliğine.  Yazmak, konuşmak, kendini ifade etmek (if-ade / if-şa) dışa dönük olmalıdır ancak bir tek içe dönüldüğünde oradan damıtılabilir.&lt;br /&gt;Diyelim ki ifade edebildik ve vurduk dışarı, peki her tarafımızı saran sahtelikten nasıl kurtulmalı? Gerçek'ten damıtılan tek şey sahtelikse, bilincin bunun farkına vardığı gerçeğinden nasıl emin olmalı? Dilin çıkmazlarından kurtulsak bile, sessizlikle ne yapabileceğimizi bilemediğimizden, anlamsız bir anlamlılığın içinde boğulmaya mahkumuz. Çıkış olmayan tek çıkış yolu, gerçeğin de tıpkı 'güzel' gibi bir yargıdan ibaret olduğunu kabul etmekte. Yani ya her şey gerçektir, ya da her şey sahte. Aynı şeyi söylemenin iki zıt yolu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-5424157848971395644?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/5424157848971395644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/uclu-bucakl-bir-dilin-suruncemesinde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5424157848971395644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5424157848971395644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/uclu-bucakl-bir-dilin-suruncemesinde.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-7073912020089473917</id><published>2009-06-06T04:38:00.008+03:00</published><updated>2009-06-19T03:32:33.859+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İnsan bir şeyleri kaybetmeli ki,  yerine yenilerini koyabilsin. Yenilik arzusu, insanı insan yapan mayanın yegâne harcı olduğundan, insan girdiği döngüleri sürekli yıkmakla hayatta kalır. Yaşadığımız çağ sadece eşyaları ve çevreyi yeniler. Yaşam ve yaşayan, yenilenen maddeler içinde eskir ve bunun onda yarattığı yenilik sanrısı, insanlara mutluluk peşinde at koşturtur. Nereye koşulduğu bilinmeyen (ve hipodromdaki atlar gibi daireler çizer onlar) bu koşu insandan, dur durak bilmez öldürme arzusuna rağmen değerli biçtiği yaşamını/canını ister.&lt;br /&gt;Zamanlar insanın koşuyu seyrettiği zamanlar artık.  Bir kısım dürbünle yarışı seyredip atlara para yatırırken, koşudan sıkılan yorgun ruhlar hipodromun önünde insana ağıt yakar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tek sanatçılar acıdan güzellik yaratabilecek güçteler. Onlar olmasa insan bir dakika bile dayanamazdı yaşamaya.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-7073912020089473917?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/7073912020089473917/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/insan-bir-seyleri-kaybetmeli-ki-yerine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/7073912020089473917'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/7073912020089473917'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/insan-bir-seyleri-kaybetmeli-ki-yerine.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-6142540690663901258</id><published>2009-06-05T17:14:00.010+03:00</published><updated>2009-06-12T01:27:36.865+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div  style="text-align: justify;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bazı zamanlar kendime şöyle bir baktığımda, hala ergenlikten çıkamamış, yarı çocuk-yarı yetişkin birinden başka bir şey göremiyorum. Kafası büyük ölçüde karışık bir insanım. Ve aslında kafamın bu karışık halinden memnunum. Belki de herkes ergenlikte kalmalı çünkü hem çocuk hem olgun(hem yaratıcı hem mantıklı, hem özgür hem sorumlu)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;olabildiğin tek dönem bu. Ergenliğini geliştirmesi lazım yani insanın. Ama insan çabucak büyümek istiyor, "adam olmak" istiyor. Ergenlik çağının kafa karışıklığını üstünden hemen atıvermeye çalışıyor. Belli başlı bir politik görüşü, belli başlı bir ahlak anlayışı edinip, her şeye ama her şeye bilendiği ve yontulduğu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;ölçüde inanıp, sorgulama işini bir daha geri dönmemecesine arkasında bırakıyor. Halbuki dünyanın ve düzenin sorguya çekilmeye ihtiyacı var, yoksa büyüyüp adam olmanın sabit fikirli olmaktan ne farkı kalıyor? Ben sorgulayan bir insanın kafasının karışık olmamasına ihtimal veremiyorum. Zaten kafa karışıklığının da kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum. İnsan kendisiyle ve başkalarıyla dürüst olmaya başlayınca bu karışıklığın hiçbir önemi kalmıyor çünkü. Öyle demesine öyle ama ben yine de acı çekiyorum. Her gün bu yüzden içimde bir yerler sızlıyor. Çünkü kimsenin hiçbir şeyin farkında olmadan yaşadığı bir çağda&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;bazı şeylerin farkında olmak yalnızlığını körüklemekten başka bir halta yaramıyor. Hadi yalnız kalma kısmını hoş gördük diyelim -ki ne olursa olsun hep yalnızız-, ama istediğin dürüstlükte ve güvende bir yaşam sürememek içini kemiriyor insanın. Bu sefer de yaşamdan zevk alan yerlerin nasır bağlamasın diye harcadığın çaba o kadar yormaya başlıyor ki seni,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;nefes almak bile yorucu bir iş haline geliyor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kim bilir belki de yalnız kalmayı beceremediklerindendir onların bu halleri. Kendileriyle baş başa kaldıklarında, kendilerinden sıkıldıklarını bile itiraf edemiyorlardır kendilerine bu insan müsveddeleri.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-6142540690663901258?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/6142540690663901258/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/baz-zamanlar-kendime-soyle-bir-baktgmda.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/6142540690663901258'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/6142540690663901258'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/baz-zamanlar-kendime-soyle-bir-baktgmda.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-1703835726228118884</id><published>2009-06-05T16:39:00.007+03:00</published><updated>2009-06-14T19:09:27.346+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çeviri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cioran'/><title type='text'></title><content type='html'>"Hiçbir zaman herhangi bir şeye gerçekten inanmadım. Bu çok önemli. Ciddiye aldığım hiçbir şey olmadı. Ciddiye aldığım tek şey, benim dünyayla olan çatışmamdı. Geri kalanı da benim için sadece birer bahaneydi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emil Cioran&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-1703835726228118884?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/1703835726228118884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/hicbir-zaman-herhangi-bir-seye.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/1703835726228118884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/1703835726228118884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/hicbir-zaman-herhangi-bir-seye.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-5801162403167331326</id><published>2009-06-04T15:50:00.001+03:00</published><updated>2009-06-04T15:50:14.082+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>İnsanı tanımanın en iyi yolu onu kışkırtmaktır. Ve ezberi bozulmayagörsün, işte kendine en çok o zaman yaklaşır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-5801162403167331326?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/5801162403167331326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/insan-tanmann-en-iyi-yolu-onu_04.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5801162403167331326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5801162403167331326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/insan-tanmann-en-iyi-yolu-onu_04.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-1208437514362978340</id><published>2009-06-03T15:08:00.004+03:00</published><updated>2009-06-03T15:14:35.008+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;son zamanlarda çocukluğuma dair görüntüler, kokular ve dolayısıyla hissiyatlar hortluyor içimden. kokuların böyle bir etkisi olduğunu biliyoruz zaten. (ve ben daha ikinci cümleden yazımdan tiksiniyorum bunları anlatırken. eğer yazı insanın ruhunu yansıtıyorsa, ne kadar sıkıcı bir ruhum olmalı ki, estetik yoksunu cümleler saçıyor ortaya. ve en kötüsü de bunun önüne geçememem. ne kadar uğraşırsam uğraşayım, yazının estetiği benim yanıma uğramayacak. lisedeyken murathan mungan'ın imza gününe gittiğimde, özel kitabı murathan 95'i evde unutmuş, mecburen oradan bir kitap satın almış ve onu imzalatmıştım. kitap "paranın cinleri" adlı otobiyografik bir metniydi mungan'ın. attığı imzanın üstüne bir şeyler de çiziktirmişti: "Atakan'a yazının cinleriyle." hoş ben hala daha yazısının kötülüğünden çıkaramamışımdır, yazının mı yarının mı cinleriyle demek istediğini. kendimi avutup iki anlama da sahiplenirdim. hem yazının hem yarının cinleri. cinlerimin ortaya çıkacağı zamanları bekliyorum şimdi. çünkü belli ki kendi başıma hiçbir şey beceremiyorum. beni cinlerim yönetsin istiyorum bazen, ama zaten öyle de yapıyorlar çaktırmadan. peki bu cinler beni ne denli ipliyorlar? amaçları beni korumak mı yoksa beni rezil etmek mi? rezil olmaktan korkum yok aslında, ama yazık ki bu cinler insanı kendisine rezil ediyor.)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-1208437514362978340?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/1208437514362978340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/son-zamanlarda-cocukluguma-dair.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/1208437514362978340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/1208437514362978340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/06/son-zamanlarda-cocukluguma-dair.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-8597663144607252372</id><published>2009-05-29T11:40:00.002+03:00</published><updated>2009-05-29T11:43:56.002+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='revolution'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evolution'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p  style="margin-left: 0pt; margin-right: 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;While evolving always into some unknown, we revel in small revolutions, and the motions of this evolution are too slow and too fast at the same time, we keep wondering when some thing, some time really going to matter.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-8597663144607252372?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/8597663144607252372/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/05/while-evolving-always-into-some-unknown_29.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/8597663144607252372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/8597663144607252372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/05/while-evolving-always-into-some-unknown_29.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-2223236570898670072</id><published>2009-05-27T12:12:00.015+03:00</published><updated>2009-06-14T19:08:41.107+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ölüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çeviri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cioran'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div  style="text-align: justify;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;"Ölüm takıntısı olan taç takmış kafaları seviyorum. Konfor içinde doğmuş bir korku, güç tarafından genişletilmiş kaygı ve bollukla beslenmiş takıntılar ölüm üzerine düşünme işine çalkancalı bir zerafet, şatafatlı bir işkence bağışlar. Fakirler zenginlerin nefes alışı gibi ölür,  öyle ki Sefalet ve Ölüm solmuş bir çiçek demetinin iki çiçeğine benzerler. II. Filip ve Adil Şarlken hakimiyet ve güçlerinin ve ölümün üzerine düşünmek için geriye çekilmemişler midir? Onlar düşünceyle ölüme hükmetmek ve onun üstüne yükselerek de güçten bir ilüzyon yaratmamak istediler. Ama sonunda ölümü keşfetmenin hiç'in &lt;span style="font-style: italic;"&gt;efendi&lt;/span&gt;si kılamayacağını anladılar. Ölümü keşfeden dilenciye eşittir; dilenci ölümün ona hiçbir şey keşfettirmeyeceğiyle diğer insanlardan ayrılır çünkü o ölümle &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:100%;" &gt;örtünmüştür&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;Ölüm döşeğinde tahtının varisi oğlunu çağırıp ona "Her şeyin nerede sona erdiğini bilesin diye seni keşiflere gönderdim" diyen II. Filip, ya da sonla samimiyeti korkusunu azaltsın diye ölmeden epey önce organize edilmiş cenazesine katılan Şarlken -- korkunun imparatorluğu altında kendi imparatorluklarının dilencilerine dönüşmezler mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;(...)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;Ülkeler ve denizler bana dünyayı keşfettirdiler. Ama kalbim boş...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;Kadın hiçbir masumluğu, hayat da hiçbir zihin açıklığını affetmez.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;Düşünce bir meleğin gözyaşı veya bir zehir damlası gibi keskin olmalı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;Beni zamandan çıkaran bir an yok, onu kendimle doldurmazsam. Hamur olarak sadece kendimi alarak sonsuza dek dolanacağım başka dünyaların kıyılarında."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Emil Cioran, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Le Livre des leurres&lt;/span&gt; / &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yanılsamalar Kitabı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-2223236570898670072?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/2223236570898670072/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/05/olum-taknts-olan-tac-takms-kafalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2223236570898670072'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/2223236570898670072'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/05/olum-taknts-olan-tac-takms-kafalar.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-3023766459187281373</id><published>2009-05-27T11:04:00.003+03:00</published><updated>2009-05-27T12:11:55.272+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hiçlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sonsuzluk'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hiçlik ve sonsuzluğa dair sadece iki şey biliyoruz:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;    &lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;font-size:130%;"  &gt;                           &lt;br /&gt;0&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;      ve        &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;font-size:130%;"  &gt;∞  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-3023766459187281373?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/3023766459187281373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/05/hiclik-ve-sonsuzluga-dair-sadece-iki.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/3023766459187281373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/3023766459187281373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/05/hiclik-ve-sonsuzluga-dair-sadece-iki.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1466867962231165316.post-5053216598291363835</id><published>2009-05-27T10:39:00.003+03:00</published><updated>2009-05-27T12:12:38.444+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='söz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tanrı'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;Söz ve Tanrı ifade edilemeyenin hizmetkarlarıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1466867962231165316-5053216598291363835?l=blogofdecay.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://blogofdecay.blogspot.com/feeds/5053216598291363835/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/05/soz-ve-tanr-ifade-edilemeyene-hizmet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5053216598291363835'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1466867962231165316/posts/default/5053216598291363835'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://blogofdecay.blogspot.com/2009/05/soz-ve-tanr-ifade-edilemeyene-hizmet.html' title=''/><author><name>raisinsec</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://1.bp.blogspot.com/_R1xz7Jg7oKo/Srx5gAUGnQI/AAAAAAAAACA/2hTS-TmU3zs/S220/detcol_Collect_MurderCrows1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
